Karaca: Resmi ilanların yayımlanması zorunluluk, gazetelerde yayımlanması ise tercihtir

Karaca: Resmi ilanların yayımlanması zorunluluk, gazetelerde yayımlanması ise tercihtir

Basın İlan Kurumu’nun (BİK) görev alanında bulunan şehirlerde resmi ilan ve reklam yayınlayan gazetelerin temsilcilerine yönelik 2-3 Ekim tarihleri arasında düzenlediği Basın Mensupları Eğitim Semineri başladı. BİK Genel Müdürü Yakup Karaca, “Bütün dünyada devletler, gazetelerini doğrudan veya dolaylı olarak desteklemeyi tercih etmiştir. Diğer yandan devletin resmi ilan yayımlatması zorunluluktur. Resmi ilan yayın mecrasının gazeteler olması ise bir tercihtir. Bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir” dedi.

Eklenme: 2 Ekim 2017 - 09:35 / Son Güncelleme: 2 Ekim 2017 - 9:35

KOCAELİ/BİK- Kocaeli’nin Darıca ilçesinde bulunan Basın İlan Kurumu Bayramoğlu Sosyal Tesisleri’nde 41 ilden yaklaşık 80 gazete temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen Basın Mensupları Eğitim Semineri, Genel Müdür Yakup Karaca ve Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özdemir’in açılış konuşmalarıyla başladı.

Katılımları nedeniyle gazete temsilcilerine teşekkür eden Genel Müdür Karaca, seminerin bir anlamda dinlenme imkanı sunarken diğer yandan mevzuattaki değişiklikler ve uygulamalarda karşılaşılan aksaklıkların çözümü noktasında bir istişare fırsatı sunacağını söyledi. Karaca, seminerin yazılı basın yönüyle dijitali anlamak ve incelemek açısından da faydalı olacağını, çünkü gazetecilerin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti.

Basın İlan Kurumu’nun 5-6 yıldır dijital altyapısını geliştirmenin gayreti içinde olduğunu belirten Karaca, “Sektörün içinde doğmuş bir kurum olarak bu çalışmalardan sizleri ayrı tutmak vefasızlık olurdu. Sene sonu itibariyle elektronik deftere ve e-faturaya geçmeyi planlıyoruz. Adeta kağıt kullanmaksızın bu ilişkilerimizi sanal ortamda sürdürmüş olacağız. Bu egzotik olacak biraz, ancak işin rasyonalitesinin olduğunu da kabul etmek lazım. Biz bunlardan bahsederken işin tasarruf boyutunu da dikkate alıyoruz ve ısrarla dile getiriyoruz. Sadece maddiyatta değil, zamanda ve iletişimde de tasarruftan bahsediyoruz” dedi.

Gelişmiş dünya ülkelerinde olduğu gibi dijitalleşme tabanlı iş modelleri geliştirmenin gayreti içinde olduklarını anlatan Karaca, “Bunu bir fırsata dönüştürmek ve süreci en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. İster dijitalleşme diyelim, ister fiziki ortamda yapılan işlerin sanal ortama alınması diyelim. Her ne kadar bu işleri defacto yapıyor gibi görünsek de resmi yönünün olduğunu kabul etmek gerekir. Dijital mecranın mevzuatla uyumu konusundaki sorunları da karşılaştıkça çözmeye çalışıyoruz. Yönetmeliğimiz bu sürecin belli bir aşamasını temsil ediyor” diye konuştu.

“Resmi ilan yayımlatmak para basmakla eşdeğerdir”
Resmi ilan yayımlatmanın devletin egemenliğinin bir göstergesi ve vazifesi olduğuna değinen Karaca, resmi ilan yayımlatmanın para basmakla eşdeğer düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Para basmadan ticari ve ekonomik hayatın olamayacağına işaret eden Karaca, “Devletler faaliyet ve çalışmalarını, kamuoyuna resmi ilanlar yoluyla duyuruyor. Yaptıklarını bu yolla paylaşıyor. Geçmişte meydanlara asılan panolar veya tellal vasıtasıyla halka ulaşan idareler, etkin kitle iletişi aracı olduğu dönemden itibaren gazeteleri tercih ediyor. Tüm dünyada olduğu gibi Osmanlı döneminden itibaren bizde de öyle. Resmi ilan yayını için gazeteler tercih edilirken, aynı zamanda gazetelerin maddi olarak desteklenmesinin amaçlandığı da bilinen bir gerçek. Bütün dünyada devletler, gazetelerini doğrudan veya dolaylı olarak desteklemeyi tercih etmiştir. Diğer yandan devletin resmi ilan yayımlatması zorunluluktur. Resmi ilan yayın mecrasının gazeteler olması ise bir tercihtir. Bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Gazetelerin resmi ilanın yayınında tek mecra olmasının sorgulanır hale geleceğini ve dijital medya denilen olgunun bütün gücüyle bu konuyu zorladığının altını çizen Karaca, gazetelerden paniğe kapılmamalarını, kurum olarak bu süreçte gazetelerin yanında olduklarının bilinmesini istedi.

“Mürekkep kokusu romantik gelse de kâr etmiyor”
Tarihin her döneminde teknolojik yeniliklerin hükmünü icra ettiğini kaydeden Karaca, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu ulusal ölçekte yayın yapan, yerel ölçekte yayın yapan gazetelerimizin sonu anlamına asla gelmiyor. Bu akla ziyan olur. Sizler daha iyi biliyorsunuz; gazetecilik her şeyden önce içerik oluşturma, ve oluşturulan içeriğin en elverişli şekilde hedefe ulaştırılması. Dijital teknoloji yeni imkanlar sunuyor. Maliyetler düşüyor. Gazetelerimizin dayanamamasının en önemli sebebi maddi olarak zorlanmaları. İkincisi; hız ve mekan kavramının ortadan kalkması. Bu avantajlar ortada dururken buna nasıl kayıtsız kalacağız. Gazetedeki mürekkep kokusunu hissetmek romantik gelse de artık kâr etmiyor. Kurum olarak onun içindir ki hem sektörün yapısal sorunlarının çözümü hem de dijital dönüşümünün sağlamasına yönelik yoğun gayret gösteriyoruz. İki konuya ilişkin çözümleri birlikte bulup, süreci kazasız atlatmanın yollarını bulmalıyız.”

Dijital medyanın yasallığı ve meşruiyeti anlamında zaman zaman sorgulamaların da yapıldığını anımsatan Karaca; bir yandan mevcut durumu devem ettirirken, diğer yandan dijital medyaya yönelik hazırlıkların sürdürülmesine ilişkin bir prensibi benimsediklerini aktardı.

Kurum görev alanında bulunan gazetelere internet sitesi kurmayı ve fiziki baskıların PDF’lerinin kuruma ulaştırılmasını zorunla hale getirdiklerini hatırlatan Karaca, bu konuda başarılı denilebilecek aşamaya gelindiği ifade etti.

Genel Müdür Karaca, konuşmasına şöyle devam etti:
“Dijital dönüşüm akşamdan sabaha olacak bir süreç değil. Konuyu tecridi götürmek zorundayız. Bunun dozajını ayarlama görevi bizlerin maharetiyle alakalı. Ama sonuç itibariyle defacto uygulamalarımız karşılıklı olarak belli bir aşamaya geldiğinde, sizlere yüklediğimiz sorumluluklar noktasında, gelin buna sıklet merkezi diyelim. Analogdan dijitale geçiş ortaya çıktığında biz kurum olarak siyaseti, parlamentoyu zorlayacağız. Acaba resmi ilanların mecrası dijitale geçebilir mi diye soracağız. Bunun için bizler kadar sizlerin de hazır olması gerekiyor. Bir gün bir bakmışız resmi ilanların yayın mecrası dijital medya olmuş. Peki, bu aşamadan sonra ne olacak? İşin en başında temel prensibimiz şu: Resmi ilan yayınlama hakkı bulunan gazetelerimizin bu hakları, kendilerine ait internet sitelerine intikal etmesi lazım. Bu hak muhakkak korunmalı. Bunun nasıl, ne suretle olacağı elbette tartışılır. İkinci konu gazetecilik faaliyetine doğrudan haber sitesi olarak başlamış olanların durumuna ilişkin. Eğer ortada bir gazetecilik faaliyeti varsa ilk temennimiz onlara hukuki bir statünün verilmesi. Bu statü olmadan zaten olmaz. Ardından şimdi gazetelere nasıl sorumluklar yüklüyorsak o gün belirlenecek sorumluluklar her ne ise onların yerine getirilmesi. Bunlar yerine getirilmeden resmi ilan almaları zaten mümkün değil.”
Resmi ilanlar için ayrılan kamu kaynağının belli olduğunu, yıllık 400 milyonun üzerinde resmi ilan ve reklam dağıtımının yapıldığını belirten Karaca, ülke genelinde yaklaşık bin 400 gazete ve dergi tarafından paylaşılan pastanın yeni süreçte küçülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bunun için kamu kaynaklarının artırılmasına ihtiyaç olduğunu ve pastanın küçülmesi tehlikesini her vesilede dile getirmeye çalıştıklarını söyledi.

“Dijitale geçişle maliyetler yüzde 10 düşecektir”
Dijital medyaya geçişle birlikte maliyetlerin en az yüzde 10 civarında düşmesini beklediklerini ifade eden Karaca, dijitale geçişle birlikte resmi ilan fiyat tarifesinin mevcut haliyle kalıp kalmayacağı konusunun da önemli olduğunun altını çizdi.

KOSGEB ile imzalanan protokol kapsamında gönüllülük esasına bağlı olarak gazetelerin internet sitelerinin ıslah edilmesi ve yenilenmesine ilişkin yeni bir projenin hazırlandığını belirten Karaca, internet sitelerinde yapılacak çalışmaya göre yüzde 100’e kadar kaynak aktarılacağını müjdeledi.

İkinci projenin ise gazetelerin internet sitelerine dijital reklam desteği verilmesi olduğunu ifade eden Karaca, “Eğer bir ürünü satamaz iseniz o ürünü üretmeyeceksiniz. Bu durumu açıklayan bir atasözümüz var; ‘Marifet iltifata tabidir’. Hemen arkasından gelen cümle ise ‘müşterisiz meta zayidir’. Ziyandır, boştur. Ürün olarak gazeteniz var. Dijital ortam da diğer ürününüz. Okurlar sizin için potansiyel reklam hedef kitlesi haline geliyor. Günde 50 ziyaretçi de olsa önemli değil. Yeter ki gerçek ziyaretçi olsun. Dijital reklamverenler artık uyandı, nokta atışı profil arıyor. Güzel ürün üretelim ve bu sitelerimizi pazara çıkaralım. Her iki projemize ilişkin ayrıntılı bir sunum yapılacak. Umarım faydalı olacaktır” dedi.

Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özdemir ise, meslektaşlarını Bayramoğlu Sosyal Tesisleri’nde ağırlamaktan memnun olduklarını belirterek, “Hepiniz çeşitli vilayetlerden geldiniz. Hepiniz ‘fazilet adaları’ olarak nitelendirdiğimiz güzide gazetelerimizi temsil ediyorsunuz. Yazı işlerinde görevli arkadaşlarımız var, ama daha çok kurumumuzla muhatap olan arkadaşlarımız çoğunlukta. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl Basın İlan Kurumu, resmi ilan ve reklam yayınlanmasına ilişkin yönetmelik değişikliğine gitti. Kurumumuz, arkadaşlarımız, hem burada hem de illerinize gelerek bu değişiklikleri sizlere anlattı. Arkadaşlarımızın ellerinden gelen bütün gayreti gösterdiğini biliyorum. Yine de istenmeyen durumlara yol açmamak için bir kez daha bu yönetmeliğe ilişkin bilgi paylaşımında bulunulacak. Diğer yandan çağımızın kaçınılmaz akımı olan dijital ortam karşısında Basın İlan Kurumu’nun tavrı nasıl olacak? Sizlerle karşılıklı ilişkilerimizde iletişim kanalları nasıl olacak? Bu soruların da cevapları eğitim seminerinde verilmeye çalışılacak” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından Basın Mensupları Eğitim Semineri’nin ilk gün oturumlarına geçildi.

Bu gönderiyi paylaş